İzmir’den çıkan bir oyun hikayesi

Kafa Topu neden sadece bir mobil oyun değildi

Bu yazının ana hedefi çok kısa olarak hikaye anlatır biçimde başarı hikayesi özeti vermek. Kafa Topu aslında sıfırdan doğmuş bir fikir değil. Bu hissi Türkiye’de birçok kişi zaten çocukluğundan tanıyor. Yıllarca tarayıcıda açılan, okuldan gelince girilen, basit ama eğlenceli bir flash oyun kültürü vardı. Kafa Topu da o tanıdık hissin içinden geliyor. Asıl başarı, o eski ve basit oyunu alıp bugünün mobil dünyasına taşımakta yatıyor. Yani yaptıkları şey boşluktan bir fikir uydurmak değil; zaten insanların sevdiği bir oyun hissini alıp büyütmek, parlatmak ve milyonların oynadığı modern bir ürüne çevirmek.

İşte hikâyeyi değerli yapan ilk taraf da bu. Çünkü bazen başarı yepyeni bir fikir bulmaktan değil, herkesin önünden geçen bir detayı daha iyi görmekten geliyor.

Bu hikâyenin ortasında bana göre iki isim var: İbrahim Akman ve Erdem Yurdanur. Biri oyunun ürün ve girişim tarafında, diğeri oyunun büyüme ve şirketleşme tarafında çok kritik yerde duruyor bize göre.

İbrahim Akman tarafı

İbrahim Akman’ı burada klasik bir yazılımcı ya da tasarımcı gibi okumamak lazım. Kendisi de yazılımcı veya tasarımcı olmadığını söylüyor. Onun kuvveti daha çok yöneticilik tarafında, ürün sezgisinde, internet refleksinde ve doğru oyunu doğru zamnada kurmakta. Kafa Topu öncesinde de dijital tarafta boş duran biri değil. Oyun siteleri, haber siteleri ve farklı yayın denemeleriyle gelen ciddi bir internet geçmişi var.

Bu yüzden Kafa Topu hikâyesi tek atımlık şans gibi durmuyor. Daha çok, yıllarca dijital tarafta dolaşmış futbol aşığı birinin doğru oyunu doğru anda yakalaması gibi görünüyor.

Bir şeyi de net yazmak lazım: İbrahim Akman bu oyunu tabiki tek başına yapmadı. Bu iş ekip işi. Oyunun teknik tarafı, görsel dili, dengesi, operasyonu ve büyümesi ekip emeğiyle taşındı. 

Kırılma anı

Hikâyenin en güçlü tarafı şu: İbrahim Akman, Kafa Topu için reklam vermek amacıyla Maçkolik’e gidiyor. Masada başta yatırım konuşulmuyor. Daha gerçek bir ihtiyaç var: oyunu büyütmek, görünür kılmak, daha fazla kişiye ulaştırmak.

Sonra iş yön değiştiriyor. Erdem Yurdanur sadece reklam alanında kalmıyor. Ürünü görüyor. Potansiyeli görüyor. Ekibi görüyor. , büyük bir şirket hikâyesi olduğunu fark ediyor. İlk yatırım süreci de burada başlıyor.

Bu detay önemli. Çünkü bazen bir girişimin kaderi pitch deck’te değil, doğru kapıyı doğru anda çalmasında değişiyor ki burda bir kapı çalınmış gibi de değil.

Basketbol projesi niye istenildiği gibi olmadı?

Belki fazla profesyonel yaklaştılar, çok derin detaylarda boğuldular belki de gerçekten basketbol oynamaktan keyif alan bir ekibin elinde değildi proje belki de marketing için ünlü basketbolcuları işin içine sokmak gerekiyordu. Basketbol çok farklı dinamiklerden oluşuyor. Futbol tarafında kafa topu biraz daha soyut ögeler barındırıyor yani 2 taşın arasını boş bırakarak futbol oynayabilirsiniz hiç kale olmadanda futbol oynayabilirsiniz ama basketbol öyle değil potaya gerçekten ihtiyacınız vardır çok ufak yaşlardan itibaren babanız kendisini pota yapabilir tabiki,çok kısa bir süre için belki, ama dinamikler taban tabana zıt. Eğer basketbol'da en az futbol kadar başarılı olsalardı aslında çok daha yüksek rakamlara satılabilecek bir şirket olacaktı.

Erdem Yurdanur tarafı

Erdem Yurdanur çok geniş bir biyografıye sahip çok iyi okullar çok iyi projeler ve çok iyi işler var biyografi'de detaylı bir gün mutlaka yazmak isterim. Maçkolik’in kurucularından biri ve iddaa.com tarafında da teknik altyapıda izi olan ekibin kurucularından. Spor, trafik, kullanıcı davranışı ve dijital büyüme tarafını yıllardır bilen biri olduğu için Kafa Topu’na sadece reklam gözüyle bakmıyor. Orada daha büyük bir yapı görüyor.

Erdem Bey bugün yatırımcı kimliğiyle de tanınıyor ona yatırım için gidecek değerli girişimciler varsa şu detayı bilmelerini isteri, Erdem Yurdanur konuya para kaybetmek olarak bakmıyor, benim paramla ne yapıyorsun sorunu işin ilerleyen tarafı olsa da, Benim başarı oranımı düşürür mü? sorusunu kendisine soruyor kendisine gidecekseniz önce bu soruyu iyice cevaplamalısınız kendi içinizde. Başarı ölçütü her zaman para olmayabilir para kazanma yolundan çok, nasıl sürdürülebilir ve başarılı olacağınızı da anlatabilirsiniz bana göre.

Kafa Topu neden büyüdü

  • Hazırlayan ekip futbol aşığıydı.
  • Futbol oyunları oynamayı zaten çok seviyorlardı.
  • Oynaması çok basitti.
  • İnsanlara eski flash oyun hissini tanıdık ama daha güçlü biçimde geri verdi.
  • Mobil ritme uyuyordu.
  • Sadece maç değil, sistem kurdu.

Bugün Head Ball 2 tarafına bakınca hâlâ yaşayan, güncellenen ve milyonlara ulaşmış bir ürün görünüyor. Bu da hikâyenin neden büyük olduğunu anlatmaya yetiyor.

Bugün ne yapıyorlar

Burada en doğrusu şu: ne İbrahim Akman’ı ne de Erdem Yurdanur’u tek bir işle sınırlamak lazım. İkisinin de hayatı tek bir başarı hikâyesine kapanmış değil. İbrahim Akman da Erdem Yurdanur da birden fazla sektörde, birden fazla işin içinde kalmaya devam eden insanlar.

Bugün bildiğimiz kadarıyla İbrahim Akman tarafında restoran işi ve başka oyun projesi bağlantıları var. Erdem Yurdanur tarafında ise Kokteyl,Ofsayt,Admost, Alaçatı’daki otel ve çok ilginç ceviz tarafı var. Ama bunları son ve kapalı liste gibi okumamak lazım. Güncel tarafları daha net görmek isteyen biri, onların LinkedIn ve Instagram hesaplarını da takip ederek bugün neye yoğunlaştıklarını daha iyi anlayabilir. Çünkü bu taraflar yaşayan konular.

İbrahim Akman, yeni bir futbol projesi içerisinde oyun Kafa Topu'na göre çok fazla detay içeriyor ve rakipleri Kafa Topu'nun çıkış yılına göre çok daha fazla. Agresif ama sürdürülemez reklam politikası zannediyorum 2025-2026 yılı için çok geçerli değil. Umarım bu oyunda da en az kafa topu kadar başarılı olurlar. 

Özellikle Yurdanur tarafında Ofsayt ilginç duruyor. Çünkü mesele sadece skor takip edilen bir uygulama kurmak değil; daha çok, uzman insanların yazdığı, kaliteli bilginin toplandığı ve zamanla AI projelerinin de referans alabileceği bir alan kurmak. Bu taraf geleceğe oynayan bir fikir gibi duruyor veya yatırımcı ilgisi çekmek için çok gerekli gibi. İlham alınması gerekir.

Ceviz tarafı da boş bir detay değil. Girişimcilikte bazen her şey çok hızlı olsun istiyoruz. Oysa ceviz ağacı paradoksu tam tersini hatırlatıyor. Dikiyorsun, bekliyorsun, büyütüyorsun. Bazı işler de aynen öyle sonuç veriyor.

Kısa özet

Kafa Topu hikâyesi, sıfırdan gerçekleştirilmiş bir fikirden çok, yıllarca sevilen bir oyun hissinin doğru zamanda doğru şekilde futbolu çok seven bir ekip tarafından mobile taşınma hikâyesi. İbrahim Akman tarafında ürün sezgisi ve girişimci refleksi, Erdem Yurdanur tarafında büyüme ve şirketleşme aklı birleşiyor. Sonra da ortaya Türkiye oyun sektörünün en dikkat çekici hikâyelerinden biri çıkıyor.